NE DARBE NE DİKTA; YAŞASIN BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, LAİK TÜRKİYE!
[ İMO YÖNETİM KURULU SEKRETER ÜYESİ HÜSEYİN KAYA `GAZİANTEP DEPREM MASTER PLANI YOL HARİTASI ÇALIŞTAYI`NA KATILDI ] TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası

ANA SAYFA   İLETİŞİM   WEBMAIL ERİŞİMİ   SİTE HARİTASI   ARAMA   BELGE KONTROL   ÜYE GİRİŞİ

İMO ANA SAYFA
Üye İşlemleri Referans Belgesi Tescilli İşyerleri Kongre Sempozyum Çalıştay Programı GENÇ-İMO Sıkça Sorulan Sorular

25 ŞUBAT 2018, PAZAR   

20

İMO YÖNETİM KURULU SEKRETER ÜYESİ HÜSEYİN KAYA `GAZİANTEP DEPREM MASTER PLANI YOL HARİTASI ÇALIŞTAYI`NA KATILDI

    Yayına Giriş Tarihi: 17.01.2018 00:00   Güncellenme Zamanı: 18.01.2018 09:11:57  Yayınlayan Birim: GENEL MERKEZ  
 

Güncellenme Zamanı: 18.01.2018 09:12:26

İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube tarafından düzenlenen `Gaziantep Deprem Master Planı Yol Haritası Çalıştayı` 13 Ocak 2018 Cumartesi günü Gaziantep Teymur Continental Otel`de gerçekleştirildi.

İMO YÖNETİM KURULU SEKRETER ÜYESİ HÜSEYİN KAYA `GAZİANTEP DEPREM MASTER PLANI YOL HARİTASI ÇALIŞTAYI`NA KATILDI

İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube tarafından düzenlenen `Gaziantep Deprem Master Planı Yol Haritası Çalıştayı` 13 Ocak 2018 Cumartesi günü Gaziantep Teymur Continental Otel`de gerçekleştirildi. Toplantıya İMO Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Hüseyin Kaya katıldı. 

Hüseyin Kaya`nın Çalıştay`da yaptığı konuşma:

 

Değerli Katılımcılar,

Hepinizi İnşaat Mühendisleri Odası Genel Merkez Yönetim Kurulu ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubemizce düzenlenen "Deprem Master Planı Çalıştayına" hoş geldiniz.

Bilindiği üzere, Türkiye nüfusunun yüzde 71`i, toprakların da   yüzde 66`sı 1. ve 2. derece deprem kuşağında bulunmaktadır. Ülkemizde son yüzyılda 6 ve üzeri büyüklükte 56 deprem gerçekleşmiş olup 100  binin üzerinde can kaybı yaşanmıştır.

Türkiye`de 17 Ağustos 1999 Marmara ve 12 Kasım Düzce depremlerinden bugüne, genel olarak afet, özel olarak da deprem riskleri konusunda farkındalığı artırıcı, riskleri azaltıcı ve hazırlık seviyesini yükseltici çok sayıda çalışma yapılmış olmasına rağmen çalışmaların geldiği seviye tatmin edici değildir.

İllerimizde yapılan tespitlere göre; Ülke genelinde mevcut binaların çok az bir kısmı yeterli emniyete sahiptir ve yapı güvenliği açısından risk teşkil etmektedirler. Hatta, taşıma gücünü kendiliğinden kaybeden binalar mevcuttur. Bu tespit Gaziantep ilimiz için de geçerlidir. İl genelinde binaların %65`inin mühendislik hizmeti almamış, kontrolsüz, çarpık, ve hatta projesiz olduğu bilinmektedir.

Dolayısıyla, gelecekte can ve mal kaybını önlemek veya asgariye indirmek için; mevcut yapılarda; hasar risk seviyelerini mümkün olduğunca hızlı ve doğru araştırmaya ihtiyaç vardır.

Bu tespitleri yaparken öncelikle 2000 yılı öncesi yapılardan başlanılmalı zira, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca yapılan tespitlerde; 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu kapsamında yapılmış olan binalarda taşıyıcı sistemin güvenli olduğu görülmüştür. Yapı Denetim Kanununda eksiklikler ve sıkıntılar olmasına rağmen, bu uygulamanın  özellikle "yapı güvenliğine" olumlu katkısı olmuştur ve yeni düzenlemelerle, daha da iyiye gideceğine inanıyoruz.

Afet risklerinin yüksekliğinin temel nedeni olan kentlerdeki çarpık yapılaşma ve yarattığı sorunların çağdaş şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak yeniden yapılandırılmasını sağlamak üzere, 2012 yılında kentsel dönüşüm uygulaması gündeme gelmiştir ve 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ile Türkiye`de kentsel dönüşüm başlatılmıştır. Ancak yaklaşık 5 yıllık uygulamanın ardından kentsel dönüşümün, depremi bir araç olarak kullanarak kentsel alanda yeni rantların yaratılması çalışmasına dönüştüğüne dair eleştiriler artmaktadır.

Çok az sayıda örnek dışında uygulama, kentsel dönüşümden daha çok bina yenileme çalışması hâline dönüşmüştür. Bu hâli ile bile kentsel dönüşüm uygulamalarının bir tıkanma noktasına geldiğini göstermektedir. Uygulama gelir düzeyi yüksek bölgelerde devam ederken, rantın sınırlı olduğu alanlarda aksamaktadır veya hiç başlamamaktadır.

Ayrıca, Kentsel dönüşümle gerek 6306 sayılı yasa, gerekse bu yasaya dayandırılan uygulamalar vatandaşın katılımını dikkate almadan hayata geçirilmektedir. Belediyeler ve bakanlık arasındaki yetki dağılımı da önemli sorunlara neden olmaktadır.

Kentsel dönüşüm çalışmalarında yık-yap modeli ile tek düze yapılardan oluşan yerleşimler yerine çevresel, ekonomik ve sosyal ilkeleri dikkate alarak yapılacak dönüşüm uygulamaları ile sürdürülebilir ve yüksek standartlara sahip yaşam alanlarının  üretileceği modeller geliştirmelidir.

Bakanlıkça çalışmaları tamamlanan ve yakın bir tarihte yayınlanması beklenen yeni Kentsel Dönüşüm Kanunu ve buna bağlı diğer kanunlardaki düzenlemelerle bu sorunların giderileceğini ümit ediyoruz.                          

Yeni yapılacak binaların da herhangi bir afete maruz kalmaması ve yakın bir tarihte tekrar, kentsel dönüşüm kapsamında yıkılıp yeniden yapılmaması için; Yerleşim alanlarının stratejik planlarıyla bütünleşik, deprem zararlarını azaltmayı hedefleyen, deprem afeti olayının öncesi, anı ve sonrasında yapılacak çalışmaları ve alınacak önlemleri içeren, yaşam kalitesi artırılmış bir toplum oluşturma yönünde ilerleyen dinamik ve katılımcı bir planlama sürecine ihtiyaç vardır.

Deprem Master Planı dediğimiz bu planlama ile Gaziantep ilimizde muhtemel bir deprem  tehlikesine karşı mevcut yapıların deprem güvenliklerinin incelenmesi ve yeterli güvenliğe sahip olmayan yapılar için teknik, hukuki, sosyal ve mali açılardan uygunluk arz eden gerekli güçlendirme ilkelerinin belirlenmesi, bunun dışında kalan riskli yapıların da acilen dönüştürülmesi gerekmektedir.

Öncelikle ve biran evvel, 50 yıllık hatta 100 yıllık nüfus artış planı göz önüne alınarak kapsamlı bir Deprem Master Planı hazırlanmalı, hazırlanacak olan bu plan paralelinde Ulaşım Master Planı revize edilmeli ve Nazım İmar Planına işlenmelidir.

Bingöl`den başlayıp Hatay`a kadar uzanan Doğu Anadolu Fay hattı Gaziantep`e 40 kilometre uzaklıkta ve oldukça yıkıcı bir konumdadır. Bu kırılmamış faylar olası 7.0 üzeri büyüklükteki bir deprem, Gaziantep`te ciddi can ve mal kayıplarına yol açabilir. Dolayısıyla,  Antepliler`in depreme karşı daha çok tedbirli olmaları gerekmektedir.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı AFAD`ın 2014 yılında yaptığı araştırmaya göre; Türkiye nüfusunun yüzde 23`ünün doğrudan bir afete maruz kaldığı Ve toplumunun yüzde 47`sinin de oturduğu bölgeyi afet riski altında gördüğü tespit edilmiştir. Bu ciddi bir orandır ve dikkate alınmalıdır.

Bu yüzdendir ki; Devlet, tüm kurum ve kuruluşlarıyla beraber "Deprem" ve "Yapı Güvenliği" konusuna gerekli önemi, en üst seviyede, vermeli; Yapı Sahibi, Müteahhit, Yapı Denetim Kuruluşu, Mühendis ve Mimarların bilimin ve bilginin ışığında üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmelidir. Okullarımızda verilen eğitimlerle; en küçük yaştan itibaren bu kültürün yerleştirilmesi benimsenmelidir.

Deprem denince, yapıların güvenliği, "Yapı Güvenliği" denince de ilk akla gelen "İnşaat Mühendisleri" dir. Taşıyıcı Sistemi tasarlayan ve inşaatını sevk, idare ve kontrol eden inşaat mühendisleridir ve meslek odamızın üyesidirler.

İnşaat Mühendisleri Odamızın 113 bine yakın üyesi vardır. Bunların %52 si proje müellifi, şantiye şefi, denetçi mühendis ve kontrol mühendisi olarak görev yapmaktadırlar ve yapı denetim sistemi kapsamında kayıt altındadırlar. Dolayısıyla, Deprem ve "yapı güvenliği" konusu Odamızı direkt ilgilendirmektedir.

Odamız her dönem Çalıştay ve Sempozyumlar gerçekleştirerek "Deprem" ve "yapı güvenliğine" dikkat çekmiştir. 2016-2018 döneminde(45.Dönem) mesleğimizle ilgili ulusal ve uluslar arası 26 Çalıştay, Sempozyum ve Kongre gerçekleştirmiş ve sonuçlarını ilgili Kurumlara iletmiştir. Ayrıca, Odamız  25 Ocak 2017 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca düzenlenen "Şehircilik Şurası - Yapı Denetim Çalıştayına" katılım sağlayarak, çalışmalarının sonucunda oluşturulan görüşlerini paylaşmış ve yıllardan beri dile getirdiği sorunları ve çözüm önerilerini, bir kez daha, ilgililere iletmiştir.

 

Gaziantep ilimizin deprem riski altında olduğu dikkate alınarak, İMO Gaziantep Şubemizce düzenlenen bu Çalıştayın çok önemli olduğuna ve buradan çıkacak edinimlerin, ilgililerinin çalışmalarına tutacağı ışıkla başarıya ulaşacağına inanıyorum. Katkı koyan tüm Akademisyenlere, bürokratlara, STK temsilcilerine ve Şubemiz yönetim kuruluna ve başkanına teşekkür ederim.


Okunma Sayısı: 107

Tüm Haberler »

Sayfayı Yazdır